Disleksi Nedir?
Makalenin ana konusu olan Disleksi Eğitmenliğinin ne işe yaradığını anlatmadan önce Disleksinin ne olduğunu açıklamakta fayda var.

Disleksi; Kişinin zeka yani IQ sorunu yoksa bile okuma ve genel dil konularında öğrenme ve konuşma zorluğu yaşatan bir nörolojik bozukluktur. Disleksi olan insanlar dil konusunda öğrenme zorluğu yaşadığı gibi diğer konular dada öğrenme zorluğu yaşamaktadır.
Disleksi Eğitmenliği Sertifikası Ne İşe Yarar?
Disleksi eğitmenliği sertifikakası , üniversiteler aracı ile verilen iş birliği disleksi eğitici eğitimi sonrasında üniversiteler tarafından disleksi öğretmenliği sertifikası verilen bir programdır. Disleksi eğitici eğitimi sertifikası programına katılacak kişiler üniversite onaylı şeklinde disleksi eğitmenliği sertifikası alarak, Milli Eğitim Bakanlığı, özel eğitim veren kurumlar da ve rehabilitasyon merkezlerin de , disleksi eğitici öğretmenliği yapabileceklerdir.
Disleksi eğitici eğitimi sertifikası üniversiteler ile iş birliği içerisinde, uzaktan eğitim şeklinde verilen bir eğitimdir ve Türkiye’nin her yerinden istediğiniz zaman 7/24 katılabileceğiniz MEB ve üniversiteler onaylı Disleksi eğitici eğitimi sertifika program şeklinde değerlendirilen eğitimdir. Disleksi öğretmeni olmak için üniversiteler ile işbirliği yapılarak verilen disleksi eğitici eğitimi programına katılarak üniversite onaylı disleksi eğitici eğitimi sertifikası alabilirsiniz ve iş fırsatları yakalayabilirsiniz.

Kimler Disleksi Eğitmenliği Sertifikası Alabilir?
Disleksi eğitmenliği sertifikası, alabilmek için öncelikler bu konuda uzman kurum ve kuruluşlara baş vurarak eğitimler almak koşulu ile sertifika sahibi olabilirsiniz. Peki kimler bu sertifikayı alabilir?
Disleksi Eğitmenliği hakkında bilgi:
Soruna şu şekilde cevap vermek gerekir ise, PDR mezunları ve öğrencileri, sosyoloji mezun ve öğrencileri, çocuk gelişim mezun ve öğrencileri, özel eğitim bölümü mezun ve öğrencileri, sınıf öğretmenliği mezunu ve öğrencileri, Türkçe öğretmenleri mezunu ve öğrencileri, okul öncesi öğretmenleri mezunu ve öğrencileri ve okul öncesi öğretmen mezunları ve öğrencileri bu sertifika eğitimlerine katılabilirler.
Disleksi Eğitmenliği Sertifikası Nasıl Alınır?

Disleksi Eğitmenliği Sertifikası, bu konu üzerinde kurulan ve uzman eğitmenler ile yapılan bir eğitim programıdır. Bu eğitim programları üzerinde kurulmuş olan eğitim merkezlerinden program süresi 100 saat olmak üzere, uzaktan eğitim ve yüz yüze verilen eğitimler ile, sınav sorusu 15 adet olarak sınırlandırılan, 3 sınav hakkı bulunan ve minimum 50 başarı puanı olarak belirlenen sınavlardan başarılı olarak sertifikayı almaya hak kazanılacaklardır.
Disleksi Eğitmenliği Sertifikası Nereden Alınır?
Disleksi eğitmenliği sertifika programı ise disleksi eğitimi vermekte olan kurumlar ve üniversiteler ile iş birliği yapılarak uzaktan eğitim şeklinde verilen eğitimdir.

Katılacağınız disleksi eğitici eğitimi sınavı sonunda ise e- devlet sisteminde sorgulanabilen ve devlet üniversitesi onaylı disleksi eğitmenliği sertifikası sahibi olunacaktır.
Disleksi En Çok Hangi Ülkelerde Var?
Disleksi en çok hangi ülkelerde var sorusunun net bir cevabı yoktur. Çünkü disleksi hastalığının tanımlanması, tanınması ve değerlendirilmesi ülkeden ülkeye değişebilir Ayrıca disleksi hastalığının kesin prevalansı bilinmemektedir.
Disleksi hastalığının toplumlarda görülme sıklığı farklılık gösterebilir. Yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmada, ABD toplumunun %5 ila %15’i arasında bu hastalığın var olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu oran diğer ülkeler için geçerli olmayabilir. Disleksi hastalığı farklı dillerde farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Örneğin Türkçe gibi karmaşık bir dilde disleksi daha sık görülebilirken, İngilizce gibi daha basit bir dilde disleksi daha az görülebilir. Bu nedenle disleksi hastalığının en çok hangi ülkelerde var olduğunu söylemek zordur. Ancak disleksi hastalığına sahip olan bireylerin topluma kazandırılması için her ülkede bilinçli olmak ve erken müdahale etmek önemlidir.
Disleksi erkeklerde mi kadınlar damı daha çok vardır?
Ayrıca bu hastalığın kesin prevalansı bilinmemektedir. Ancak yapılan araştırmalar genel olarak hastalığın erkeklerde kızlara oranla 3-5 kat daha fazla görüldüğünü tespit etmiştir. Bu durumun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bazı uzmanlar bu sıkıntılı hastalığın genetik bir yatkınlıkla ilişkili olduğunu ve X kromozomunda bulunan bir genin etkili olabileceğini öne sürmektedir.
Ancak bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Bu can sıkıcı hastalığa sahip olan bireylerin cinsiyetinden bağımsız olarak erken tanı ve müdahale ile başarılı olabilecekleri unutulmamalıdır.